Şimdi
dönerse kabul eder misin ?
Hayır!
Onsuzluğa o
kadar çok alıştım ki;
Artık aklıma
geldiği an ağlamıyorum,sadece tebessüm ediyorum...
Çünkü
yokluğuna mahkum ederken beni yaşadığımın farkında değildim,
Ben onu
düşlerken gülünecek şarkılarda dahi ağladım,
Elleri
saçlarımda kaybolmalıydı, başka tenlere dokunmak yerine...
Gittiği an
yüreğim sanki avuçlarında sıkılırmış gibi acıdı,
Öyle
tarifsiz bir acıydı ki yaşadığım o an aklıma her geldiğinde titriyorum,
geceleri
uykusuzluğu tattım, uyku hapları dahi baş edemedi benimle.
(Peki onu
hala seviyor musun ?)
İlk günkü
gibi saf,temiz...
Göz
kapaklarımdan öperdi beni...
O benim
yüreğimdeki kentin sahibiydi,ruhum onundu...
Düşlediğim
her yarınım da dahi başrol oydu.
Bana
fedakarlıktan bahsetme, ben çok sevdim onundum,
Şu lanet
hayattan dilediğim tek şey aynı çatı altında,
Dizlerimizin
dibinde yaşlanmaktı,
Yüzümdeki
çizgileri sorduklarında adını anmalıydım anlamım oydu...
Aşk
başkalarına tebessüm edip mutluluk vaad ederken
Sırtında
gizlediği 'ayrılığı' yüzüme vurdu...
Onsuz
geçirdiğim her geceyi sayfalara ağlıyorum ona kelimelerde sarılıyor,
Kirpiklerini
satır arasındaki boşluklarda sessizce öpüyorum...
Biliyor
musun ? O gitiiğinden bugüne dek
Toprak
yağmur tanelerine karışarak,
Artık eskisi
gibi büyüleyici kokmayı beceremiyor...
Bu yüzden
pencerede beslediğim tüm çiçekleri susuzluğa mahkum ettim...
Susuyorum
haftalarca,aylarca
Bir
konuşursam eğer tüm alfabeyi intihara sürükleyebilirim,
Çünkü;
uğruna ömrümü heba ettiğim bedenin terleri şimdi başka tenlerde...
(Üzülme
mutlu ol)
Mutluluğumu
da çalıp gitti, hatıralarıyla savaşmaya terketti !!!
Sesi güzeldi
ona yazdığım şarkıyı fısıldardı geceleri,
O an
yatağımız cennetten bize ayrılan bir bahçeydi,
Adeta tanrı
bizi cennetle ödüllendirirdi,
Utanmazdık
sevişirken... unutamazdık o anı...
Hayat 'bazen
öyle adaletsiz davranıyor ki,
Kendimi tüm
sevenleri öldürmüşüm gibi suçlu hissediyorum.
Oysa o
sadece gitmişti!
Öyle
mükemmel öyle kusursuzdu ki gidişi
kıyameti
aratmadı... Surumu üfledi...
Ve ben artık
sabahları yeni güne uyanmıyorum,
Hüzünleri
giyiniyor, hatıralarına sarılarak,
Acının
çemberinde kıvranıyorum sahipsizce...
(Unutmalısın...)
Alıştım,yokluğuna,darbeler
daha çok olgunlaştırdı beni...
Korkusuz bir
savaşçı gibiyim adeta ayrılığın peydahlıdığı tüm acılarla savaşıyorum...
Avunabileceğim
aşk kırıntıları dahi yok ve bu yüzden,
savaşı
kaybetmekten korkmuyorum!
Biliyorum,
acınacak haldeyim,
Eğme
başını,ağlama ne olur düşünme beni,
Tanrıya
yazdığım mektubun cevabı azrailin ellerinde şimdi...
Tüm intihar
çeşitleri gülümsüyorlar bana,
Şeytan onun
kıllığında kollarını açıp bekliyor beni...
Uyumalıyım,ebediyen,bel
ki de düşlerde düşer dizlerime,
Vakti geldi
gitmeliyim artık geç kalmamam gerek...
Hoşçakal...
Aşk...
Hoşçakal...
Ömrüm...
Hoşçakal...
Saçlarında öldüğüm....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder